Elizabeth ve Charles: bir değerlendirme

Kraliçenin ölümü ve yeni kralın onun yerine geçmesi neyi değiştirir Ali Ulvi Altınsoy yazıyor.

Elizabeth ve Charles: bir değerlendirme
Son Güncelleme: Whatsapp

Ali Ulvi Altınsoy

İngiltere Kraliçesi 96 yaşındaki Elizabeth Windsor bu gece hayatını kaybetti. Son günlerinde aklı yerinde olmasına rağmen bedenen eskisi gibi hareket edemeyecek, bastonsuz ya da tekerlekli sandalyesiz duramayacak haldeydi. İskoçya’daki sarayı Balmoral’da, Boris Johnson’un istifasını alıp Liz Truss’ı başbakanlığa atadıktan bir gün sonra yaşamına veda etti.

Elizabeth Windsor, II. Elizabeth olarak tahta geçmiş, İngiltere’nin yanısıra İngiliz Milletler Topluluğu’nun başı, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda gibi ülkelerin devlet başkanı, Anglikan Kilisesi denen İngiliz Hristiyan Protestan Episkopelyen mezhebinin reisiydi. Amcasının tahttan ferâgâtı ve 26 yaşında babasının vefatı ardından, 70 yıl tahtta kaldı. Bu İngiliz tahtı için bir rekor oldu.

İngiliz Kraliyet ailesi 1066 yılında Fransa’ya yerleşmiş Danimarkalı reis Rollo’nun soyundan gelen Norman prensi Giyom ile başladı. Normanlar mevcut Sakson asilleri ortadan kaldırdılar. Kalan Sakson derebeyleri önce İstanbul, sonra Kırım’a geldiler, orada yerleşik Müslüman Türklere bir katliam düzenleyip buraya konumlandılar.

Giyom ve Normanlar ise İngiltere’de Fransızca’yı ve Fransız kültürünü hakim kıldılar. Fransa’nın büyük bölümünü de 15. yüzyıla kadar hakimiyet altında tuttular. Giyom torunlarından Rişar, Haçlıların en önde gelen liderlerinden biriydi, Mısır ve Filistin’e çıkarmalar yaptı ancak Selahaddin’e yenildi. Normanlar mevcut İngiliz asiller sınıfını teşkil ederken Fransızca da bir Ova Almancası olan İngiliz dilinin önemli bir bölümünü belirledi. Bugün İngilizce kelimelerin çoğunluğu Frasızca ve Latince’den gelir.

Bu arada erkek varis olmayınca kraliyete gelen damatlarla Plantagenet, Tudor, Stuart Hannover, Sax-Coburg-Gotha hanedan adları verildi. Sax-Coburg-Gotha aşırı Almanca koktuğundan I. Dünya Savaşı’nda kraliyetin adı Windsor’a çevrildi. II. Elizabeth’te hanedan adı değiştirme geleneği kalktı, kraliyete giren Yunanistanlı damat Philip’in aile ismi olan Schleswig-Holstein ya da İngilizce olmasıyla daha kabul edilebilir olan Mountbatten soyadı alınmadı, mevcut aile adı devam etti.

Elizabeth II, Britanya İmparatorluğu dağılırken Londra’nın nüfuzunun devamına odaklandı. İmparatorluk Milletler Topluluğuna dönüşürken kraliçenin sembolik devlet başkanı olarak kalmasına gayret edildi. İrili ufaklı bu halkların İngiltere’ye bağlı kalması için yoğun halkla ilişkiler girişimleri, sempati uyandırıcı ziyaretler, kraliçenin, eşinin ve çocuklarının ana hedefi oldu. Mısır kralı Faruk’un ünlü “kraliyet sadece iskambil kağıtları ve İngiltere’de kalacak” öngörüsünün yerine getirilmesi ailenin çabalarının temelini oluşturdu.

Britanya topraklarında da ayrı kavimler olan İskoçlar ve Galliler üzerinde de gayret sarfedilerek bu ayrı ülkelerin Britanya devletine kraliyete bağlılık yoluyla sadık kalınmasına çalışıldı. Elizabeth, Noel ve yaz tatillerini İskoçya’da geçirip İskoç halkla kaynaşırken oğlu Galler Prensi Charles de zor bir dil olan Gal dilini öğrendi, bu dilde söylevler verdi. İngiliz halkının saygısını kazanmak için, sonradan rezaletleri ortalığa saçılan ortanca oğul Andrew, Falkland Savaşında taaruz helikopteri pilotu olarak yer alırken sonradan aileden dışlanan torun Harry de Afganistan işgaline katıldı.

Bugün kraliçenin ölümüyle tahta geçen Charles, mevcut dört isminden daha devamlılık arz eden George ismi yerine daha önce biri boynu vurulmuş diğeri bahtsız Charles adlı kralların ismiyle devam edecek görünüyor. Yine de şu günlerde hâlâ adını değiştirip VII. George olma hakkı var.

Charles III, 70 yıl kral olmayı bekledi ancak bu dönemde de kendi payına İngiliz devletinin dünyadaki etkisini devam ettirmeye katıldı. Özellikle Müslümanlara yakınlaştı, ülkenin Orta Doğu’daki önemli nüfuzu olsun İngiltere’deki 4 milyona yakın Müslümanın sadakatı olsun, halkla ilişkiler çalışmalarını sürdürdü. Propaganda sonucu pek çok Müslüman Charles’i gizli bir mümin zannetmektedir. Charles gençlik döneminde dini ve spiritüel fikriyatta Güney Afrikalı Laurens van der Post’un etkisi altındaydı, İslam’a ilgisi İngiliz devletinin dünyadaki 2 milyar Müslüman üzerindeki tesiriyle sınırlı olduğu düşünülmektedir.

Dünyada sadece eski sömürge imparatorluğunun etkisi değil, dünya finans ve parasının, pek çok standardın, bankacılık sisteminin, küresel kültürün, pek çok devletin istihbaratının denetimini elinde tutan İngiliz Derin Devleti ile de büyük nüfuz sahibi olan Britanya, yeni kralın çıkarlarına hizmet etmesini bekleyecektir. O da tahtı oğlu William’a devretmeden önce ömrünün kalan kısa bölümünde hem bu nüfuzun sürmesi hem de yeni çağa uyum sağlaması için çaba sarfedecektir. Bunun dışına çıkarsa İngiliz Derin Devleti büyük amcası Edward’a yaptığı gibi onu görevi bırakmaya zorlayıp oğlu William’ı tahta geçirir.

 

 

 

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

canlı casino siteleri papyonshop.com ofis taşıma parça eşya taşıma evden eve nakliyat nakliyat deneme bonusu veren siteleri canlı casino