Erdoğan Sisi görüşmesi ardından

Erdoğan-Sisi buluşmasını Faik Emre Özdemir değerlendiriyor.

Erdoğan Sisi görüşmesi ardından
Son Güncelleme: Whatsapp

Faik Emre Özdemir

Uyananinsan.com 10/9/2023

Dünya Kupası diplomasisiyle Doha’da gerçekleşen el sıkışmanın ardından Yeni Delhi’deki ilk liderlerarası doğrudan görüşmede Türkiye-Mısır ikili ilişkileri, ticaret hacminin artırılması, enerji alanındaki yeni iş birlikleri ile bölgesel ve küresel meseleler de ele alındı.

Erdoğan’ın G20 Liderler Zirvesi kapsamında bulunduğu Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’deki Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi görüşmesi, 2013 yılında Gezi Olayları döneminde Mısır’da gerçekleşen kanlı askeri darbeyle iktidare getirilen, binlerce doğrudan infazın yanısıra başta seçimle iktidara gelen Müslüman Kardeşler lideri Muhammed Mursi’nin ölümü pek çok hapishane ölümünden sorumlu eski general ve cunta lideri, şimdiki diktatörle yakınlaşma zorunluluğundan kaynaklanan bir real-politik hamlesi. 10 yıllık iktidarının meşruiyeti sorgulansa bile 110 milyonluk Mısır, bölgede çok önemli bir ülke.

Ajansların ve iki hükümetin verdikleri bilgilere göre bu görüşmede, Türkiye-Mısır ikili ilişkileri, ticaret hacminin artırılması, enerji alanındaki yeni işbirlikleriyle bölgesel ve küresel meseleler de ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede, karşılıklı büyükelçi atamalarıyla ilişkilerin yeni bir döneme girdiğine işaret ederek, ikili ikikilerin daha da gelişeceğini belirtti. Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcülüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, Yeni Delhi’deki görüşmede liderler, iki ülke arasındaki ilişkileri ilerletmek için çalışmanın önemini vurguladı.

Kahire’nin Türk firmalarına verdiği desteğin önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, LNG, nükleer enerji, kültür ve eğitim alanlarındaki işbirliğini canlandırmaya da önem verdiklerinin altını çizdi. Görüşmede, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Sefer Turan hazır bulundu.

Mısır Afrika’nın üçüncü büyük nüfuslu, Afrika’daki en eski uygarlığa sahip, İslam dünyasına başta El Ezher ve eğlence içeriğiyle önemli etki yapan, dünya deniz yollarında stratejik önemde Süveyş Kanalı ve Kızıldeniz’i kontrol eden, komşu olduğu Libya, Sudan, Filistin, Yahudi devleti, Ürdün ve Suudi Arabistan’la bağlantılarıyla, en önemlisi de Doğu Akdeniz’deki kıyıları ve ağırlığıyla etkin bir oyuncu. Bütün ekonomik kötü yönetimlere rağmen gelişmesini devam ettiren, ciddi bir orduya sahip bir devlet.

Mısır’ın meşruiyeti tartışmalı iktidarının, halkın desteklediği Müslüman Kardeşler ya da İhvan-ı Müslimin’ ağır baskılarına rağmen, başta bulunduğu sürece yok sayılamayacak bir noktada oturduğunu düşünürsek, toplam 200 milyon nüfusu olan ve tarih boyunca bölgede ağırlığa sahip olmuş, geçen iki bin yılın bin yılında tek devlet bayrağı altında birlikte yaşamış Türkiye ve Mısır’ın yakınlaşması, bağrımıza taş basarak da olsa zorunludur.

Türkiye’nin İslam ükeleriyle ticari ilişkileri olsa da hain çevreler ve çeşitli oyunların sonucunda kültürel ilişkileri nerdeyse yok düzeyindedir. Türkiye’yi bileziklerini yollayarak sandık sandık altınla kurtarmış Pakistan’la bile, halk düşmanı din düşmanı çevrelerin Pakistanlılar kadınlarımız rahatsız ediyor yaygaraları bir yana bırakılırsa, ilişkilerimiz sıfıra yakındır. Komşumuz İran ile onca benzer özelliklerimize ve ortak tarihimize rağmen, herhangi bir toplumlararası münasebetimiz bulunmamaktadır. Mısır ile 1000 yıl aynı devlet olmamıza rağmen bir bağlantı yoktur. Endonezya, Bangladeş, Nijerya gibi dev Müslüman ülkeleri bir yana bırakın Türk cumhuriyetleriyle bile misafir çalışanlar haricinde kültürel bir yakınlık oluşmamıştır.

Para sahibi kitleler için varsa yok Yunan adaları, Prag, Londra, Amerika. Ortaya çıkan donla gezen, haç kolye takan, tepeden tırnağa dövme yaptıran, burnuna diline hızmalar takan, evcil hayvanlar gibi kendi aileleri tarafından cinsel ilişki ortamı oluşturulan, Fatiha bile okuyamayan bir gençlik kesiminin karşımıza çıkması, Türkiye’nin iki milyarlık İslam ümmetinden tamamen kopmasından kaynaklanmaktadır.

Gerek kültürel, gerek ticari gerekse de siyasi ilişkilerimizi en hızlı şekilde, iktidarların meşruiyeti ve geçmişine balkılmadan ilerletmemiz, İslam ülkeleri arasında tıpkı Batı ülkelerinin yaptığı gibi bir yakınlaşmanın, ekonomik dayanışmanın oluşturulması gerekmektedir.

 

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

deneme bonusu veren siteleri arçelik gaziantep profesyonel nakliyat eşya depolama istanbul evden eve nakliyat canlı casino