İki ayda ne oldu?

Uyanan İnsan deprem dönemi ardından gelişen olayları ele alıyor

İki ayda ne oldu?
Son Güncelleme: Whatsapp

Değerli okurlarımız;

Büyük Kahramanmaraş Depremi‘nden bu yana geçen iki aylık sürede sizlerle birlikte olamadık. İçerik sağlayanlarımızın depremden dolaylı ya da doğrudan etkilenmesi, yardım faaliyetlerine katılması sonucu geçen bu sürede dünyada ve Türkiye’deki gelişmelerle ilgili haber ve yorumları paylaşamadık.

Deprem sürecinde bir yandan 10 farklı il vve sayısız yerleşim yerini vuran Türkiye tarihindeki en büyük afet karşısında ülkenin, yardım kuruluşlarının, devlet kurumlarının ilk günlerde yaşadıkları felaketin boyutlarından kaynaklanan çaresizliğini görmek, onbinlerce vatandaşımızın can vermesine, yüz binlerin evsiz kalmasına seyirci kalmak üzüntü vericiydi. Devletin ve yardım kuruluşlarının ilerleyen günlerdeki çabaları, toplumun dayanışması ümit vericiydi.

Üzüntü veren bir konuysa depremin daha ilk gününden itibaren Altılı Masa liderlerinin ardı ardına verdikleri siyasi demeçler ve dayanaksız politik suçlamalar oldu. Siyasette kuşkusuz en sert eleştiriler olacaktır, ancak depremin etkisi devam eder, arama kurtarma çalışmaları sürerken bölgeye gelip siyasi şov yapanlar, olur olmaz toplumu birleştiremk yerine germek işlevini gören iletişimlere başvuranlar Türkiye’nin hafızasında derin bir yara açmıştır. Oysa insaniyet ve vicdan sahibi olmak, sabredip, felaketin yaraları sarılmaya başlandıktan ve acil işler tamamlandıktan sonra bir tahkikat yapmayı ve ağzına gelen ne varsa savurmak yerine ciddi incelemelerden sonra konuşmayı gerektirirdi.

Kızılay saptırması

Muhalif kesimler, özellikle hakim oldukları sosyal medyada depremden azami ölçüde kar çıkarma gayretine devam ettiler. Bunlardan biri de Kızılay’ın AHBAP adlı yardım örgütüne çadır satmasının adeta bir yolsuzluk gibi gösterilmesiydi. AHBAP ağırlıkla Türkiye’deki en varlıklı kesimler olan muhaliflerden para yardımı toplayan bir kuruluş. Ne Kızılay ne de AFAD gibi felaket bölgesi varlığı ya da yardım malzemesi tedariği üst düzey değil. Bu nedenle dünyada bütün yardım örgütleri arası paylaşımda olduğu gibi kendi markası basılı çadırları yurt dışından pahalı satın almak yerine, bunu daha kolay temin edebilen Kızılay’dan satın alması. Kızılay bunu kar amaçlı ya da çalışanlara gelir sağlamak amacıyla değil, zaten bölgeye vereceği çadırların maliyetini halk ya da kamu değil, AHBAP’dan elde ederek yağmış oluyor ve o çadırların yerine yeni çadırlar temin ediyor. Yani burada esas kazanım sağlayan AHBAP. Ancak kuru gürültü mafyası, muhalefet liderleri, sosyal medya algoritmaları adeta bir yolsuzluk, usülsüzlük varmış gibi yansıtmaya önem verdiler. Bunun sonucu şu an yaşamsal öneme sahi Türk Kızılay’ı halkın gözünden düşürülmüş ve faaliyetleri kısıtlanmış oldu.

“Seçimden kaçacaklar”

Bu polemiklerden biri de henüz hükümetin böyle bir açıklaması yokken seçimlerin 14 Mayıs yerine çok ileri tarihlere atılacağı, hatta iptal edileceği suçlamalarıydı. Oysa hükümetin bu tür bir girişimi, hazırlığı olmadı. Olsaydı bile felaketin boyutları kuşkusuz bir ertelemeyi meşru kılar, depremzedelere verilecek yardımın kalitesinin artmasını sağlardı. Ancak seçim tarihi değiştirilmedi, 14 Mayıs’ta yapılması kesinleşti.

Altılı Masa’nın Cumhurbaşkanı adayı belirlemesi sırasında CHP’nin İyi Parti’ye yaptığı emrivaki ve onur kırıcı yöntem, Akşener’in bizzat Kılıçdaroğlu’nun kişiliğine ve Altılı Masa’nın temsil yeteneğini yitirmesine yönelik ağır eleştirisi ve ittifaktan çekildiği açıklaması ardından muhalif medyanın muazzam saldırısı bir yana onu haklı bulan muhalefetin sembol ismi Yılmaz Özdil’in bile tasfiyesi, Millet İttifakı’nın bir uzlaşmadan ziyade bir kesimin diğer kesimler üzerindeki tahakkümü olduğunu gösterdi. İki gün sonra Akşener’in tükürdüğünü yalaması ve masaya dönmesi, kararların partilerde değil dışarıda alındığını açık göstergesiydi.

Seçim sonuçları şimdiden belli mi?

İktidar ittifakının sert bir salgın süreci, ağır bir döviz krizi ve terihimizin en büyük afeti ardından seçim kazanamayacağı düşüncesi pek çok yeri ve yabancı muhalif odakta kuvvetle sabit. Uluslararası basın şimdiden Erdoğan döneminin bittiğini ve Kılıçdaroğlu döneminin başladığını ilan ettiler. CHP grupbaşkanvekili Özgür Özel, AK Parti sıralarına gidip, Mayıs ayında oturacakları iktidar koltuklarını gözden geçirmek istediğini duyurdu. Sosyal medyada FETÖ “devran dönecek” mesajlarını sıklaştırdı. PKK üst yönetimi seçmenleri Kılıçdaroğlu’na oy vermeye, Mayıs’ta Türkiye’nin Suriye’yi YPG’ye terk edeceğini açıklamakta.

Seçimler bitti, muhalefet kazandı havası hakim.

Uyanan İnsan olarak PKK, FETÖ, aşırı sol örgütler, mezhepçi oluşumlar, LGBT teşkilatları, Türkiye karşıtlığıyla ünlü mahfillerden destek alan bir muhalefetin iktidara gelmesini, TSK, MİT, Emniyet, yargı, milli savunma tekneleojileri, milli eğitimi ele geçirmesini, yüzbinlerce FETÖ üyesinin haksız yere ele geçirdikleri makamlara dönmelerini, hapisteki yüzbinlerce PKK militanının serbest kalmasını tehlike olarak görüyoruz.

İktidarın günah ve sevapları ayrı bir konu, Türkiye’nin geriye dönülmez biçimde kumar oynarcasına karanlık ellere teslimi ayrı bir konudur.

#Deprem #Seçim2023 #Erdoğan #Kahramanmaraş #Kılıçdaroğlu #Cumhurbaşkanlığı #Milletİttifakı  #Cumhurİttifakı #Kızılay #Ahbap

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

deneme bonusu veren siteleri arçelik gaziantep profesyonel nakliyat eşya depolama istanbul evden eve nakliyat canlı casino