NATO’yu oyalamamızın gerçek nedeni

Yazarımız Kutluk Özgüven, Macar ve Türk hükümetlerinin İsveç ve Finlandiya engelinin ardındaki gerçek nedenleri açıklıyor.

NATO’yu oyalamamızın gerçek nedeni
Son Güncelleme: Whatsapp

Kutluk Özgüven

Türkiye, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliklerini seçim sonrasına bırakırken diğer 28 üye ülke Amerika’nın isteği üzerine kısa sürede meclis onayı verdi. Türkiye gibi ağırdan alan tek ülke Macaristan kaldı. Macaristan Başbakanı Viktor Orban da daha fazla bekletemeyeceği sinyalini vererek, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyelikleri için gerekli meclis onayının 2023’teki ilk oturumda alınacağını açıkladı. Orban, Macaristan’ın her iki ülkenin de NATO üyeliğini desteklediğini belirterek, ülkesinin Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliklerini desteklediğini, parlamentonun bunu gelecek yılın ilk oturumunda yani Şubat 2023’te gündeme alacağını paylaştı. Oysa Macar dışişleri bu iş bu yıl sonunda biter mesajını vermişti. Şimdilik üç ay öteleme kararı, daha da öteleme ihtimalini ortadan kaldırmadığından NATO yetkilileri tarafından olumsuz karşılandı. Macarlara baskının artması bekleniyor.

Neden 28’e 2?

Türkiye’nin de Macaristan’ın da bir bölümü ortak bir bölümü kendisine özgü endişeleri var. Bunlar her iki ülkenin Rusya’yı yakından tanımaları ve anlamalarından kaynaklanmakta. Türkiye için Rusya önemli bir ticaret ve teknoloji partneri. 45 yıl Rus sultası altında yaşamış Macarlar için Rusya hem enerji kaynağı, hem de Viktor Orban hükümetinin küreselcilere karşı dik kalmasında bir destek. Dolayısıyla ne Türkiye ne de Macaristan hükümetleri Putin rejiminin yıkılıp yerine ne geleceği belli olmayan bir kaos döneminin başlamasını istemiyor. Her iki hükümet de kürselselcilerle zaman zaman ters düşebilmekte.

Öte yandan NATO’nun genişlemesinin Rusya’yı daha da tırmanan bir savaşa sürükleyeceği jeopolitik ilkeler ışığında çok açık. Pluto gezegeninden fazla alan kaplayan Rusya Federasyonu savunulması ve idaresi çok zor bir ülke. Rusya’yı ayakta tutan güçlü bir merkezi hükümetin iç ve dış güvenliği gerekirse zorla koruyabileceğine inanç. Eğer NATO üsleri Finlandiya, Ukrayna, Gürcistan’a konuşlanır, görünmez uçaklar Petersburg’a 15 dakika, Moskova’ya bir saat mesafede hazır bekler, NATO füzeleri bir kaç dakika içinde Rusya’yı baştanbaşa vurabilir hale gelirse, bu bir sıcak savaşa dönüşmeden sadece bakışmayla kalsa bile Rusya bu büyük kuşatmaya cevap verebilecek mali kaynaklara sahip olmadığından iktisaden çöker.

Nitekim Ronald Reagan’ın 1986’da başlattığı Yıldız Savaşları blöfü, Baba Bush tarafından Rusya’nın nükleer füzelerini vurabileceği bir küresel kubbe kurmakta olduğu yalanını devam ettirilmesi, Sovyet Komünist Partisi rejiminin çöküşündeki en büyük etmenlerden biriydi. İtalyan ekonomisi gücüne yakın Moskova’nın kendisini çepeçevre kuşatmış şu an 30 üyeli yakında 40 üyeli, kendisinden 40 kat daha zengin bir koalisyonun sınırlarında yerleşmesi karşısında verebileceği bir cevap yok.

NATO’nun bu yeni soğuk savaşı dayatrması halinde Orta Asya ve Kafkas cumhuriyetlerinin de Rusya’ya karşı rüzgarda ters tarafı seçeceği çok açık. Ardından yamalı bohça Rus Federasyon’unun her köşesinden ayrılık sinyalleri yayınlanacak, bir kaç yıl içinde Rusya dağılacak. Belki Slav Rus ağırlıklı az nüfus çok doğal kaynak bölgeler de bağımsızlık ilan edecek. Moskova bunun bir senaryo değil doğal sonuç olduğunu biliyor.

Bu nedenle kısmen ilişkileri hala devam eden iki ülkenin belki İsveç değil ama özellikle Rusya’nın komşusu Finlandiya’nın NATO’ya girmemesi için zaman kazanması Putin için yaşamsal öneme sahip.

Ancak Türkiye bu geciktirmeyi sadece Rusya’nın değil kendi menfaatleri açısından da yapıyor. Bakıldığında NATO’nun Rus sınırına tam olarak dayanması ve çepeçevre kuşatması Türkiye için de yaşamsal tehlikeler arz etmekte.

NATO’yu genişletmemek için üç neden

Birincisi Rusya’nın bu yüzyıl ortalarına doğru dağılacağını Ankara da çok iyi biliyor. Dağıldığında Müslüman ve Türk bölgelerin, Rusya etkisi altındaki Orta Asya cumhuriyetlerinin kendi dostluk alanında yer alacağını da öngörebililyor. Ancak bu dağılmanın bugün olması halinde Türkiye ekonomik ve teknolojik olarak hazır değil. İster dağılma olsun ister kürselcilerle barışık yeni bir rejim gelsin, Rusyadaki bölgeler, Orta Asya ve Kafkaslari Türkiye yerine ABD ve başta Polonya olmak üzere Avrupalı güçlerin etkisi altına girecek.

İkincisi Kremlin merkezli rejimin Yeltsin zamanındaki gibi Batı kuklası bir yapıya bürünmesi, Türkiye’nin beşyüz yıllık temel politikasına ters düşmekte. Türkiye, her ülke gibi çevresindeki büyük güçlerin birbirleriyle dost değil ters olmasını ister. Hepsi ya da çoğu anlaştığında ülkemizin başına gelenler yakın tarihte açıkça görüldü. Bu nedenle Ankara, kendi çevresindeki Batının, Rusya’nın ve İran’ın birleşmesi yerine birbirleriyle rekabet içinde olmasını tercih eder.

Üçüncüsü Rusya’nın çökmesi halinde ortaya çıkacak olası iç savaşlar, terörizm, bölgesel savaşlar, diğer kararsızlıklar Türkiye’ye sadece güvenlik değil ticaret, lojistik ve turizm açısından da ağır bir darbe olur. Türkiye’nin çıkarı, en azından 20 yıl daha güçlü ve bütünlük içinde bir Rusya’nın kendisiyle ticaret, turizm, teknoloji ve lojistik işbirliği içinde bulunması, nükleer reaktörler inşa etmesi, diğer teknolojilerini paylaşması, enerji sağlaması, sahillerinde güneşlenmesi ve Türk dünyasına erişimine izin vermesidir.

Macarlar da mutsuz

Türk Devletleri Birliği’nin üst üste iki yıl iki toplantısına da katılan Macar lider Orban’ın bu sıcak ve dostane yaklaşımınıda ülkesindeki Macar Milliyetçilerine bir mesaj bulunuyor. Bin yıl boyunca kendini çevreleyen Cermen ve Slav halklarına karşı direniş gösteren, onlardan farklı kimlikleri ve yaşam tarzına sahip olduğunu düşünen Macarların da Rusya gibi bir denge unsurunun ortadan kalkıp Cermen hakimiyeti giderek artan bir AB içinde alternatifsiz kalma istekleri yok.

Bu nedenle İsveç ve Finlandiya’nın NATO girişlerinin geciktirilmesi, hemen arkasından gelecek Gürcistan, Ukrayna ve Moldova için daha da direniş gösterileceği mesajının verilmesi, bilinçli adımlardan oluşmakta. Amerika, İngiltere ve diğer Batı ülkeleri bunu biliyorlar, Türkiye ve Macaristan’a baskıyı artırmaya çalışıyorlar.

 

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.